25 Şubat 2015 Çarşamba

Savaş

Kendimi bir savaşın ortasında hissediyorum. Mevsimlerden kış. Her taraf çamur, çim kalmamış tank izinden. Siperler ıslak, silahlar ıslak, ayaklar ıslak, ben üşüyorum. Biraz çatışmadan sonra silah sıcak ama bu sefer üşümüyorum. Güvenecek, sığınacak bir yer arıyorum ama her yer her şey yanlız yapayanlız. Ağaçlar kırık, duvarlar delik, insanlar yaralı. Kendimi evde hayal ediyorum sonra, kahvaltı masasına güneş vuruyor. Peynir dolaptan çıkmış, keşke dün tabağa daha az koysaydım da şimdi yenisini çıkarmış olsaydım diyorum, tek derdim o. Hisler içinde hayal, hayaller içinde his. Her taraf karma karışık, peron 99 bile dolu, sağ sol sigara izmariti, yer gök dert tasa, kimse oyun parkına kendini götürmüyor, herkes bir başkasına eşlik ediyor, satranç parkları yok, bomboş bir doluluk hakim manzaraya. Savaştayım. Yollar bozuk, çeşmeler akmıyor, sağ sol ceset, yer gök yalan ve irin dolu. Güneş yok, ışık kayıp, ay bile yok akşamları. Ne biçim mevsim bu kış, ne biçim bir olay bu savaş, ne biçim bir yaratık şu insan.

Hiç yorum yok: