12 Mart 2017 Pazar

Zamanın içinden geçerken

Boyutlar arası yolculuk gibi birşey düşünün geçen her saniyeyi. İşte bu kadar çabuk ve hızlı, ani ve değişken. İnsan duygu değişikliği yaşarken boyutlar arası gezmez mi?

19 Şubat 2017 Pazar

Akordiyon

- Bu çocuğun müziğiyle ağaçları bile dans ettirebildiğini biliyorum. Benim için çalmasını istiyorum. O ne çalacağını biliyor.

(ve müzik başlar. delikanlı kızın belini kavrar. dans etmeye başlarlar.)

13 Şubat 2017 Pazartesi

Nokta

Tüm bilinmeyenlere gerçeklik mührü yapıştı. Noktalarımız arttı virgüllerimiz azaldı. Güneşli günlerde şapka takmaz olduk ve Kordon'da yürümez. En az gidip en sevdiğim ikinci yerdir İzmir. Bir gün öldüğümde ne olur mezarımı süslemeyin. İsmimi bile yazmayın. Nokta koyup geçin. Bizden bu kadar işte. Doğduk seksen tane seçim görüp tüm hayallerimizi gömüp öldük. Size kolay gelsin.

27 Ocak 2017 Cuma

Yaşlanan gencin sakalları beyazlamamış hali

Çıtırdama sesi kadar değişken kararları vardı. Gözleri sever ve uzun uzun bakardı yeni tanıştığı insanlara. Yazacağım deyip hep ertelerdi. Ama nedense sabahları sıcak simit almaktan üşendiğini hiç görmedim. Domatesi de beğenir limon da sıkardı. Uyanınca dışarı bakmaktan hoşlanır akşam uykusundan uyandırılmayı sevmezdi. Sinemayı arkadan maçı önden izlerdi. Araba sürmeyecekse arka koltukta unutulmayı tercih ettiğini gördüm. En sevdiği mevsim ilkbahardı ama hep ben bir nisan akşamı öleceğim deyip dururdu. Öldüğünde gençti ama sakalları beyazlamıştı çokça. Sıradan bir adamdı işte senin benim gibi. Unutmadan eklemeliyim; canı sıkılınca, uzaklara selam ediyorum derdi.

1 Ocak 2017 Pazar

Ben<>Sen

Senin yerinde olsam bana inanmakta zorluk çekerdim yalan yok. Ama cesur olurdum muhtemelen. Çünkü benim cesareti çok sevdiğimi bilirdim. Ayrıca savaşırdım eğer ben sendelersem, ayağa kalk diye bağırırdım bana, kalkmak zorundasın benim için! Derdim. Bunu yapardım çünkü sevildiğimi bilirken sevdiğimi gösterirsem daha çok bağlanacağımızı bilirdim. En önemlisi sadece benim değil beraber sendelidiğimizi anlardım. Ayağa kalktığımda ise koluna girerdim ve şimdi nereye gidiyoruz diye sorardım. Ama ben sen değilim. Asla olmayacağım çünkü sen böyle güzelsin ben öyle. Emin ol sustuğumuzda da konuşuyoruz. Bunu ben biliyorum sen de bil.

27 Aralık 2016 Salı

Kocaman Boşluk

Kimse yaşamaktan söz edemiyor. Kale burçlarında sigara içmekle, araba camlarından izmarit atmakla geçip gidiyor gençlik. Sendrom safsatalarına kapılıp kimyasallara dalıyoruz. Hepsi aynı terane. Uygun bir eş, yeterli para, ayağı yerden kesecek araba hepsi aynı doktordan gelen kimyasallar. Kandırılmaktan deliye dönüp akıllanmak için tekrar aynı noktaya geliyoruz. Bence kestane yemeliyiz bir sobanın üstünde pişen yarın gece. Hepsi bu.

16 Aralık 2016 Cuma

Yalnız adamın çok yorgun güncesinden bir kısım

Şöminenin kenarında otururken diğer tarafı soğuk kalıyordu vücudunun. O yüzden yarım saatte bir karşı koltuğa geçip diğer tarafını ısıtıyordu. Her geçişinde karşısındaki kişinin ne kadar da saf olduğunu düşünmeden edemedi. Ateşi azaltsana? Ama sonra neden aklına bir düşünce geldi, hep mantıklı olanı yapmak zorunda mıydı? Mantık kime göre neye göre doğruydu? Mutluluk mantıktan önemsiz miydi ki hep mantıklı olan seçilirdi. Neyse diye bitirdi sorularını. Şöyle sıcak sıcak uyuyayım.