22 Temmuz 2017 Cumartesi

Elim, Yüreğim, Zihnim

Sınır fiziksel bir kavramdır. El, fiziksel bir olgudur. Biz insanlar da böyle bir dünya hükümranlığında yaşıyoruz. Fakat kimileri bu kavram ve olguları aşmış başka sınır tanımlamalarında yaşıyor. Onları gördükçe içim eriyor gönlüm düşüyor ama elim yetişmiyor. Bataklık misali düştüğüm yerden çıkamıyorum. Çaresizlik hastalığına derman bulabilmiş miydi o güzel hekim İbn-i Sina? Hey hat! Ne mümkün!

11 Temmuz 2017 Salı

Yaşayamamak

Bana verilen bu hayat şansından yüksünmeye başladım. Bu başlangıç beni takip edecek bin türlü belanın habercisi gibi. Akşamları yatmıyorum artık. Sabahları sürünerek gidiyorum duş almaya. Çalışmaktan çok düşünmek yordu. Her düşüncem zihnime saplanırken onları yerinden çıkartacak hiçbirşey yok. Üzgünüm gerçekten böyle üzgün olduğum için.

26 Haziran 2017 Pazartesi

İnsan endişeden yaratılmıştır.

Yazılı doğruların hepsini okuyamamaktan, kaliteli filmlerin tamamını izleyememekten, doğru duyguların alayını yaşayamamaktan endişe ediyorum. Öyle bir endişe ki beni başka endişelere götürüyor. Bu yolculuk ölümle veya aşkla bitecek muhtemel. Fakat her insan evladı bilir ki, ölüm ve aşk yeni bir başlangıçtır. Beni tüm bu endişeye rağmen yolda tutan yeniden başlama umudundan başka ne olabilir?

6 Mayıs 2017 Cumartesi

5 Mayıs 2017 Cuma

Bal, Gece, Dans, Ateş

Kimse çilli bir prensesin ateşin önünde gece dans edişini izleyecek kadar şanslı değildi ta ki ben gelene kadar.

22 Nisan 2017 Cumartesi

Gör!

Sen beni kovulduktan sonra, üzülmüş numarası yapıp huzurlu huzurlu giderken gör. Sen beni güneşli bir pazar sabahı sakin sakin piyano çalarken gör. Sen beni çölde aslan avladıktan sonra eve girerken gör. Sen beni futbol oynarken maçın son dakikasında koştururken gör. Sen beni çok sevdiği filmden en sevdiği sahneyi ateşli ateşli anlatırken gör. Sen beni kırılmış hayatlara tüm masumiyetimle dokunurken gör. Sen, tüm bu gördüklerini kendine sakla.

12 Nisan 2017 Çarşamba

Şans

Bazı şeyler eskimez.